IoT ve BigData ile Yeni Cesur Dünyanın Keşfi

6 Ocak’ta Microsoft’un ODTÜ’de düzenlediği IoT ve BigData etkinliğine katılma fırsatı yakaladım. Açılışını Microsoft Türkiye’nin Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç’ın yaptığı etkinlikte Microsoft’un bu alanlarda çalışmaları bulunan İbrahim Kıvanç, Engin Polat, Daron Yöndem gibi önemli profesyonelleri Microsoft’un bu konulardaki yaklaşımından ve çözümlerinden bahsettiler. Ama etkinliğin en önemli konuğu şüphesiz Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’ydı. Türkiye’ye ilk ziyaretini yapan Satya Nadella Microsoft’un özellikle önümüzdeki 10-20 yıllık dönemdeki vizyonunu ve bu konulardaki yaklaşımını bizlere aktardı. Açıkçası oldukça heyecan verici ve ufuk açıcı bir etkinlik oldu. Peki nedir bu IoT ve BigData? Bizim hayatımızı nasıl etkileyecek?

 

aaa

 

Öncelikle IoT’den başlamak istiyorum. IoT yani Internet of Things Türkçe’ye Nesnelerin İnterneti olarak çevrilmiş bir kavramdır. Nesnelerin İnterneti Wikipedia’daki tanımıyla fiziksel nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu iletişim ağı olarak tanımlanmıştır.

 

Nesnelerin, internet altyapısı üzerinden iletişim kurarak birlikte çalışabilmesi ve bu sayede küçük parçaların toplamından daha büyük değerler oluşturulması amaçlanır. Amerikan Federal Ticaret Komisyonu, Nesnelerin İnternet’ini “günlük kullanımımızda olan nesnelerin internete bağlanıp veri gönderip alması kabiliyeti” olarak tanımlamıştır. Çevremizde sıcaklığı ve nemi ölçen en ufak sensörlerden, giyilebilir teknolojilere, sokak lambalarına kadar birçok şey bu ekosistemin birer parçası. Nesnelerin İnterneti ile birlikte günlük hayatımızda gördüğümüz birçok şey artık çok daha akıllı hale gelecek ve insanların bunlarla etkileşimi çok daha fazla artacak. Microsoft bunu “Being Human” raporunda Ubiquity (aynı anda her yerde bulunma) Era olarak tanımlamış. Bilgisayarların tarih içerisinde insanlarla etkileşimi oldukça değişmiştir. Ana olarak insan bilgisayar etkileşimini 4 döneme ayırabiliriz:

 

* Mainframe Dönemi (1960-1980): Bilgisayarların çok daha az bulunur olduğu ve birçok kişiye tek bir bilgisayarın düştüğü dönem.

 

* Bireysel Bilgisayar Dönemi (1980-2000): Bireysel masaüstü bilgisayarların yaygınlaştığı ve bir kişiye bir bilgisayarın düştüğü dönem.

 

* Mobil Dönem (2000-2020): Özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerin yaygınlaşması ile iletişimin çok daha hızlandığı ve bir kişiye birkaç bilgisayarın (masaüstü, dizüstü, akıllı telefon, tablet vs.) düştüğü dönem.

 

* Aynı Anda Her Yerde Bulunma Dönemi (2020 ve sonrası): Akıllı cihazların tüm çevremizi kapladığı, bir kişiye yüzlerce binlerce bilgisayar ve akıllı cihazın düştüğü dönem.

 

bbb

 

Son araştırmalara göre 2016 itibariyle dünyada 2 milyar civarında masaüstü ya da dizüstü bilgisayar, 2.2-2.3 milyar civarında da mobil cihaz (akıllı telefon, tablet vs.) bulunmakta. Çevremizde bulunan IoT cihaz sayısı ise 2.5 milyar civarında. 2020 itibariyle ise 20-50 milyar IoT cihaz seviyesine ulaşacak ve 7.2 trilyon dolarlık ekonomi haline gelecek. Yani önümüzdeki 4-5 senede çevremizdeki IoT cihazların sayısı en az 10 katına çıkmış olacak. Peki bu bizim hayatımızı nasıl değiştirecek?

 

* Akıllı Evler: Telefonlarımız hatta saatlerimiz artık çok daha akıllı, sıra evlerimizde. Hava soğuduğunda evi ısıtan, ısındığında evi serinleten iklimlendirme araçlarından, eve yaklaştığımızda garajın kapısının kendiliğinden açılmasına evler bizim ihtiyaçlarımızı daha iyi anlayıp daha kullanışlı hale gelecekler. Her gün daha da hızlanan dünyada evdeki ufak tefek şeylerle zaman kaybetmek yerine kendimize ve işimize daha fazla zaman ayırabileceğiz. Ya da daha fazla tembelleşebileceğiz.

 

* Akıllı Şehirler: Sadece evlerimiz değil şehirlerimiz de akıllanacak. Şehirlerdeki trafik sistemi yoğun saatlere ve yoğun caddelere göre kendisini ayarlayabilecek. Trafik ışıklarının süreleri buna göre dinamik olabilecek, yollar trafik yoğunluğu ile ilgili sürücüleri daha etkin bilgilendirebilecekler. Çöpler dolduğu zaman boşaltılmak üzere en yakınlarındaki çöp toplama araçlarını daha doğru bir şekilde yönlendirebilecekler. Bu gelecek çok da uzak değil Amerika’da New York, Boulder, Avrupa’da Porto, Santander gibi şehirlerde bu uygulamalar başladı bile.

 

* Sürücüsüz Araçlar: IoT cihazların ve aralarındaki iletişimin artmasıyla artık arabalarımızda bile sürücüye ihtiyaç duymayacağız. Arabalar trafiğin ve yolun durumuna göre bizi bir yerden bir yere artık kendileri götürebilecek. Sadece arabalar değil, sürücüsüz otobüsler de bazı belediyeler tarafından denenmeye başladılar. Google gibi teknoloji şirketleri ile Ford ve Mercedes Benz gibi araba endüstrisinin önemli oyuncuları prototip araçlarını tanıtmaya başladılar. Tabi bu yeni dönem yeni soruları da beraberinde getirecek. Sürücüsüz bir araç kaza yaptığında sorumlu kim olacak, aracın sahibi mi üreticisi mi? Sigorta şirketleri kimden para talep edecekler?

 

Bu geleceği şekillendirmek ve içerisinde önemli bir oyuncu olabilmek için teknoloji şirketleri kıyasıya bir rekabet halindeler. SpaceX, Facebook ve Google’ın dünyanın her yerine interneti götürmek için yapmaya başladıkları farklı çalışmalar da bunun bir parçası.

 

Microsoft’un HoloLens, Google’ın GoogleGlass ve Apple’ın iGlass gibi ürünleri çevremizdeki IoT ekosisteminden maksimum faydayı sağlayarak bize bu inanılmaz bilgiyi en rafine şekilde getirmeleri de yine bunun bir parçası. Satya Nadella’nın sunumunda en fazla dikkatimi çeken de bu oldu. Microsoft özellikle önümüzdeki 10 yılda HoloLens ürününe inanılmaz bir yatırım yapıyor olacak ve bunu hayatımızın bir parçası haline getirmeye çalışacak. Akıllı evler, akıllı şehirler, sürücüsüz araçlar ve HoloLens gibi ürünler bir araya gelince Geleceğe Dönüş gibi filmler artık gerçeğe dönüşmeye başlayacak.

 

ccc

 

IoT’nin bu yükselişi ile birlikte bir başka konu da yine aynı şekilde durdurulamaz şekilde yükselmektedir: Big Data (Büyük Veri). IoT hayatımızın bir parçası olmadan önce de bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletlerin hayatımızı işgal etmesiyle zaten ortaya çıkan veri büyüklüğü inanılmaz bir şekilde artmıştı. İletişimin mobilleşmesiyle hem ulaşılabilen kişi sayısı çok büyük rakamlara çıkmış hem de insanların her an online olması sebebiyle ortaya çıkan verinin boyutu çok fazla büyümüştür.

 

Bir de IoT cihazları buna ekleyelim. Elimizdeki bilgisayar ve mobil cihazların 4-5 yılda 10 katına (belki de daha fazlasına ulaşacak) ulaşacak bir araç grubundan söz ediyoruz ve bunlar da her saniye gigabytelarca terabytelarca veri üreteceklerdir. Örneğin şu an sadece bir Formula 1 yarışında 2000’den fazla sensör kullanılmakta ve her bir yarış için bu sensörlerden 200 GB’tan fazla veri elde edilmektedir. Bunun gibi örnekler artarak devam etmektedir. Araştırmalar 4-5 yıl içerisinde şu anki depolanan verinin milyon katına çıkacağını öngörmektedir.

 

Bu ölçüde bir verinin ortaya çıkıyor olması doğal olarak iki önemli ihtiyacı da beraberinde getiriyor: bu verinin depolanması ve yorumlanması. Bununla ilgili olarak Microsoft Azure, Amazon Web Services ve Google Big Data gibi bir çok büyük çaplı ürün ve hizmetler artık hayatımıza girmeye başladı. Hepsi de bu karmaşık işlemlerin çok daha basit ve hızlı yapılabilmesine yönelik ürünler ortaya koyma iddiasındalar. Bu işlemlerin artık tamamen bulutta yapılıyor olması da altyapı ve sürdürülebilirlik açısından kurumlara önemli artılar sunuyor.

 

Hatta Microsoft Windows 10 ile birlikte bunu bir adım öteye de taşıdı. Windows 10 ile web, mobil ve IoT için tek platformdan yazılım geliştirmeye olanak sağlayan sistemler, buradan elde edilen verinin Micrsoft Azure üzerinde çok daha kolay saklanabilmesi için geliştiricilerin eline çok önemli araçlar sağlamakta. Artık veriler önceki yıllarda olduğu gibi “Ne Olduğu“nun takip edilebildiği kanallar olmaktan çıkıp “Neden Olduğu”, “Sonra Neler Olacağı” ve “Ben Ne Yapmalıyım” gibi sorulara da cevap veren araçlar olmaya başladılar. Yani depolanan verilerin doğru bir şekilde yorumlanması ve kararlarımızı yönlendirmesi artık hayatımızın kaçınılmaz bir gerçeği olmak üzere. Bu konuda geride kalan şirketler bulundukları alanda hızla kan kaybedeceklerdir.

 

Veriler artık kurumların en büyük değeri olması noktasına gelmekteler. Bir zamanlar petrolün bulunduğu tahta artık, Veri ve Bilgi çoktan oturmuş durumda. 2000’ler öncesinde dünyanın en büyük şirketleri BP, Shell, Exxon gibi petrol devleri idi. Şu an ise Apple, Google ve Microsoft gibi bilişim devleri dünyanın en değerli şirketleri oldular.

 

Peki akıllı nesnelerin artık her yerde olduğu, verilerin okyanus gibi dünyayı kapladığı bu Cesur Yeni Dünyaya hazır mıyız? Çünkü fark etmesek de bu yeni dünyanın içerisinde çoktan yaşamaya başladık bile.

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliğinde lisans eğitimini, ODTÜ Yazılım Mühendisliğinde yüksek lisansını tamamlamıştır. 2007 yılında, lisans eğitimi sürerken tanıştığı Enocta ailesi ile 8 yıldan fazla bir süreyi severek tamamlamıştır. Bu süre içerisinde Yazılım Uzmanı ve Yazılım Geliştirme Ekip Liderliği görevlerini yerine getirmiştir. 2015 Nisan ayından bu yana ise Yazılım Departman Müdürlüğü görevini yürütmektedir. Enocta'nın kurumsal ve akademik tüm yazılımlarından sorumludur. Tarih, yurtiçi/yurtdışı geziler, doğa yürüyüşleri, spor ve bilgisayar oyunları özel ilgi alanlarına girer. Derya Cincioğlu ile evlidir.

Leave a reply:

İLETİŞİMDE KALIN, YENİLİKLERİ KAÇIRMAYIN

Enocta ürün ve hizmetleri hakkında yenilikleri kaçırmamak ve blog yazılarımızı takip etmek için hemen kayıt olmanız yeterli.

Ofislerimiz

İstanbul Ofisimiz

Smart Plaza B
Blok Rüzgarlıbahçe Mah. Kavak Sok.
No:31/1 Kat:3 34805
Kavacık-Beykoz
İSTANBUL
Telefon: +90 216 331 48 00
Fax: +90 216 331 48 22

Ankara Ofisimiz

Üniversiteler Mahallesi İhsan Doğramacılar Bulvarı
Titanyum Blok 17/B 06800
ODTÜ - Teknokent
ANKARA
Telefon: +90 312 210 10 68
Fax: +90 312 210 01 76

Kroki
Palo Alto Ofisimiz

530 Lytton Avenue 2nd Floor
Palo Alto CA 94301
Telephone: +1 (760) 420 24 72

Kroki

e.Blog

TeknoSA’dan Samsung tablet alan KOBİ’ler, Enocta’dan eğitim kazanıyor!

25 Kasım 2017

Teknoloji devi Samsung, Türkiye teknoloji perakendeciliğinin lideri TeknoSA ve eğitim teknolojilerinin öncüsü Enocta, KOBİ’lerin gelişimini desteklemek için işbirliği yaptı.

Devam

TeknoSA’dan Samsung tablet alan KOBİ’ler, Enocta’dan eğitim kazanıyor!

21 Kasım 2017

Teknoloji devi Samsung, Türkiye teknoloji perakendeciliğinin lideri TeknoSA ve eğitim teknolojilerinin öncüsü Enocta, KOBİ’lerin gelişimini desteklemek için işbirliği yaptı.

Devam

TeknoSA’dan Samsung tablet alan KOBİ’ler, Enocta’dan eğitim kazanıyor!

21 Kasım 2017

Teknoloji devi Samsung, Türkiye teknoloji perakendeciliğinin lideri TeknoSA ve eğitim teknolojilerinin öncüsü Enocta, KOBİ’lerin gelişimini desteklemek için işbirliği yaptı.

Devam