Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.

 

Kurumsal bir gereklilik; Yetenek geliştirme

 

Eğitimlerin dönüşümü, bilgisayarların ve küresel ağların sürekli gelişimini takiben farklı öğrenme teknolojilerinin ortaya çıkmasıyla hız kazandı. Yalnızca internetin icadı ile öğrenme içerikleri daha yaygın ve ucuz yollarla dağıtılabilir halde geldi ve sanal, ölçülebilir yöntemler de geliştirildi.

 

Mesleki ve akademik kurumların yanı sıra devlet kurumları dahi bu hızlı değişime ayak uydurmak zorunda kaldılar. Her alanı etkileyen bu değişim ikliminde bireylerin de başarılarını sürdürebilmeleri için her fırsatta yeni şeyler öğrenmesi ve kendilerini yenilemeleri gerekmekte. Kuruluş aşamasındaki küçük şirketlerden, tanınmış küresel işletmelere kadar tüm kurumların önünde iki yol var: Öğrenme ortamı yaratıp, buna süreklilik kazandıracak şartları oluşturmak ya da güncel ortamın gerisine düşerek tarih olmak…

 

İş gücünün gelişimine önem vermek; kurumların kritik konulara yeterince odaklanabilmesi, işlerin yolunda gitmesi ve zamanın gerisinde kalmamak için kanıtlanmış bir yöntemdir. Öğrenme kültürünü yerleştiren şirketlerin daha hızlı kararlar alıp, seri bir şekilde uygulamaya geçirebildiğini gözlemlemekteyiz. Bu başarının altında insan kaynaklarına yapılan doğru yatırımlar vardır.

 

 

Öğrenmeyi hedeflerle ilişkilendirmek

 

Mevcut ekonomik durum ve içinde olduğumuz çağ, kurumsal ihtiyaçlarla eldeki öğrenme araçlarının örtüşmesini ve bireylerin hızla beceri kazanmalarını gerektirmekte. Bu ihtiyaç; çevrimiçi ders ve kitaplarını, sanal toplantı araçlarını, karma öğrenmeyi, portalları, hızlı gelişim araçlarını ve çok çeşitli informal öğrenme içeriklerini daha fazla öne çıkarıyor. Bu durum, iş yerinde ihtiyaç duyulan becerilerin desteklenmesinin ötesinde, önemli stratejik iş hedeflerinin uygulamaya koyulmasına doğru bir değişim anlamı taşıyor. Bugün çok sayıda kurum, öğrenme kaynaklarını kurumun ihtiyaçları ve ölçülebilir sonuçlar alma doğrultusunda yeniden tasarlıyor.

 

Grafik

 

İş yerinde öğrenmenin sekiz aşaması

 

DAHA INFORMAL

DAHA FORMAL

8 Bağlantı kurmamı sağla

7 Bana koçluk yap

6 Beni destekle

5 Beni kontrol et

4 Bana izin ver

3 Bana göster

2 Bana anlat

1 Beni hazırla

 

 

Öğrenen profili değişiyor

 

Baby boomer jenerasyonunun emekliye ayrılması mevcut öğrenme yaklaşımlarına, örneğin sınıf içi eğitime karşı pek fazla sabrı olmayan yeni bir kitleye (çoğu 40 yaş altı, X ve Y jenerasyonları) yönelik yeni bir eğitim yaklaşımına olan ihtiyacı ortaya çıkardı. Bu nispeten genç olan jenerasyon “dijital dünyanın yerlileri”, 40 yaş üstü ise “dijital göçmenler” olarak tanımlanmaktalar. “Yerlilerin” beklentisi, kendi başlarına kullanabilecekleri teknoloji bazlı öğrenme kaynaklarının kullanılması olarak karşımıza çıkmaktadır. Demografik özelliklerdeki herhangi bir değişim, iş gücü sorunlarına yol açtığından, eğitim uzmanları bu hızla gerçekleşen önlenemez dönüşüm karşısında ne yapacaklarını, beklentileri nasıl karşılayacaklarını önceden planlamak durumundalar.

 

Öğrenme seçenekleri teknik açıdan zorluklar çıkarıyor

 

Öğrenme teknolojileri artık hiç olmadığı kadar güçlü ve karmaşık. Araştırmalar, eğitim birimlerinin karşılaştığı en büyük sorunun teknolojinin entegrasyonu olduğunu bize gösteriyor. Bir zamanlar temel görevi içeriklerin sınıf ortamında aktarılması olan eğitim yöneticilerinden şimdi karmaşık öğrenme teknolojilerine dair sorunlarla baş etmeleri de bekleniyor. Öğrenme, günlük iş akışına daha sık dahil edildikçe, teknik karmaşıklıklar da aynı oranda artış gösteriyor. Öğrenme programlarının işleme geçme hızının öncelik konusu olması ve eğitim bölümünün hem iş hem de teknik konulardaki taleplerle aynı anda uğraşmak zorunda kalması daha fazla liderlik ve kaynak ihtiyacını doğuruyor.

 

Informal eğitimin uygulamaya koyulması zorunlu

 

Çalışanların formal öğrenme ihtiyaçlarının karşılanması onlara yetmiyor, aynı zamanda performans desteğine anında erişimleri olsun istiyorlar. Birkaç sene önce eğitim ve öğrenme eş anlamlıydı. Bugün ise tek başına eğitim eskisi kadar revaçta değil, öğrenme ise gözde durumda. Neden? Çünkü eğitim öğrenciye istemeden de verilirken, öğrenme ise öğrencinin ihtiyaç duyduğu anda kendi isteğiyle gerçekleşmekte. Winston Churchill’in bir zamanlar dediği gibi, “Öğrenmeyi severim ama eğitilmekten nefret ederim.” Öğrenme, Altı Sigma ve sürekli gelişim programları gibi hareketlerle başlayan, iş yerinin demokratikleşmesi sürecine ayak uyduruyor. Karar alma, gittikçe daha yüksek oranda yöneticiden çalışana geçiyor. Bu durum, çevrimiçi kitaplar ve uzman makaleleri gibi informal öğrenme araçlarına erişimi gittikçe daha fazla gerekli kılıyor.

 

Zaman değişim zamanı

 

Değişimin hızı her geçen yıl artmakta. Hızla dönüşen dünya bize bildiklerimizi unutarak yeni baştan öğrenmeyi ihtiyaç haline getirdi.

Daha genç ve teknoloji dostu bir iş gücüne doğru geçiş nedeniyle işletmeler, e-öğrenmenin pratik yönüne ve adım adım uygulanmasına odaklanacaklar. Gittikçe daha çok sayıda kurum, öğrenmeyi kritik iş sonuçları almaya yönelik olarak başarılı bir şekilde uyguladıkça, öğrenmenin gelişimi ve yayılımı da sürecek. Bu yüzden kurumlar, öğrenme açısından evriminin hangi aşamasında olursa olsun, hangi tarz karma öğrenmenin, sınıf içi eğitimin veya diğer araçların daha iyi iş sonuçları almaya yarayacağını sorgulamalı.

 

 

Bu yazı,SkillSoft Öğrenme Yöneticisi DORMAN WOODALL’un kaleme aldığı “Öğrenmeyi Şirket Yaşamına Dahil Etmeye Yönelik Bir Plan” başlıklı raporundan derlenmiştir.

 

Tüm uzaktan eğitim ihtiyaçlarını tek bir çatı altında sunan 15 yıllı aşkın sektör deneyimiyle Türkiye'nin lider firmasıdır.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer

Enocta Enocta