Uzaktan Eğitim ve E-öğrenmenin Tarihçesi

Hepimizin bildiği gibi Türkiye’de e-öğrenme’nin tarihçesi Enocta ile başladı. Peki, dünyada e-öğrenme hangi aşamalardan geçti? Bilinenin aksine sadece 10-15 yıl önce ortaya çıkmadı. Kılıktan kılığa girerek bugünlere geldi. Bazı önemli tarihsel gelişmelerle uzaktan öğrenme ve e-öğrenmenin yolculuğuna göz atalım.

M.Ö. 200  Uzaktan öğrenme ilk defa Roma’da M.Ö. 200’lü yıllarda uygulanmış denebilir. Trier yakınlarında, Roma döneminden kalma bir tablette şöyle bir sahne resmedilmiş: Okulda öğretmen ortada oturuyor. Yanında oturan iki öğrenci de parşömen kağıttan bir şeyler okuyor. Sağ taraftan bir öğrenci elinde üzerine yazı yazabildiği bir tabletle geliyor. Bu teknik (slate writing) Avrupa’daki okullarda 1950’li yıllara kadar kullanılmış.

1840 1840’larda ilk çağdaş anlamda uzaktan dersi veren Isaac Pitman, İngiltere’de yazışma yoluyla stenografi öğretmiş. Posta yoluyla öğrencilerine ödev göndermiş ve onlar da ‘ev ödevlerini’ tamamlanmış olarak ona geri göndermişler.

1924 1924 yılında, Ohio State Üniversitesi’nde eğitim psikoloji profesörü olan Sidney Pressey tarafından ilk test makinesi (Pressey Test Makinesi) icat edilmiş. Bu cihaz öğrencilerin matkap ile uygulama yapmalarını ve kendilerini test etmelerini sağlamış. Ancak tam bir başarısızlıkla sonuçlanmış.

WWII Dünya tarihinde çok önemli bir yeri olan İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeni işlere binlerce yetişmiş eleman gerekiyormuş. Bu da muazzam bir öğretim sorunu oluşturmuş. Hızla yeni medya teknolojisi (özellikle filmler) yaygın olarak kullanılır olmuş.

1954  1954 yılında, Harvard Profesörü B.F. Skinner, öğrencilerine aslında koşullu davranışı öğretmek için bir “öğretme makinesi” icat etmiş. Şöyle bir sözü bile var: Learners are like rats! Öğrenciler fareler gibi! (https://www.youtube.com/watch?v=jTH3ob1IRFo)

1960 1960’larda Illinois Üniversitesi öğrencileri için bilgisayar tabanlı eğitim programı – PLATO (Otomatik Öğretim Operasyonları için Programlı Mantık) tasarlanmış. Bu program sonraki 40 yıl boyunca çevre okullar ve üniversitelerde de uygunlanmış.

1969  1969’da internetin öncüsü olan ARPANET (Gelişmiş Araştırma Projeleri Dairesi Ağı), Birleşik Devletler Savunma Bakanlığı bünyesine bağlı ARPA (Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Birimi) tarafından geliştirilmiş.

1970  1970’lerde mouse ve GUI (Graphic User Interface) geliştirilmiş.

1984  1984’te Apple Macintosh marka bilgisayar piyasaya sürülmüş. Daha iyi grafik ve metin desteği sunan ilk bilgisayarmış. Mouse girişi ile kullanıcıların makine ile etkileşimde bulunmalarına olanak sağlamış. Macintosh aynı zamanda teknoloji meraklısı öğretmenlerin öğrencileri için kendi yazılım ve öğreticilerini tasarlamalarına yardım etmiş. Ticari yazılım şirketleri için, bilgisayar tabanlı eğitim materyalleri ve öğrenme oyunları geliştirmek için de çok kullanışlıymış.

1990  Ve 1990’lar.. 1990’larda doğanlar için Digital Native’s deniyor. Bunun anlamı günümüz teknolojisinin var olduğu ortamda doğmuş ve bilgisayar, mp3 televizyon gibi teknolojiler ile büyümüş, ana dilini öğrenir gibi teknoloji öğrenmiş kişiler. Onlara elbette klasik yöntemlerle öğretim yerine bildikleri teknolojilerle yaklaşmak gerekiyor.

1999  Gelelim “e-öğrenme” kelimesinin bulunuşuna… 1999 yılının Ekim ayında, Los Angeles’ta bir CBT (Computer Based Training) Sistemleri seminerinde, yeni ve garip bir kelime profesyonel bir ortamda ilk kez kullanılmış. ‘Online öğrenme’ ya da ‘sanal öğrenme’ gibi ifadelerle ilişkili bu kelime, “internet veya diğer elektronik medya aracılığıyla, online interaktif ve kişiselleştirilmiş eğitime erişimi sağlayan yeni teknolojilerin kullanımına dayalı öğrenmeyi ve yetkinlikleri geliştirmek” anlamında ilk kez kullanılmış.

2000 2000’li yıllara gelindiğinde, işletmeler çalışanlarını eğitmek için e-öğrenme kullanmaya başlamışlar. Hem yeni hem de deneyimli işçiler artık endüstriyel bilgilerini ilerletmek ve bu sayede becerilerini geliştirme fırsatı bulmuşlar.

2010 2010’larda ise sosyal medyanın gelişimi ile birlikte bilgi paylaşımı ve birbirinden öğrenme trendleri ortaya çıktı.

Teknoloji bu hızda gelişmeye devam ettikçe uzaktan eğitim de şekil değiştirmeye devam edecek gibi görünüyor.

Ebru Yavuz, Gazi Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduktan sonra iş hayatına 1998 yılında İş Bankası Genel Müdürlüğü Sorunlu Krediler Müdürlüğü’nde başlamıştır. Daha sonra Turkcell’de Kanal Yönetimi bölümünde görev yapmıştır. 2004 yılında Enocta ile tanışmıştır. Sırasıyla İçerik Tasarım Uzmanı ve İçerik Proje Yöneticisi pozisyonlarında çalışmıştır. Halen İçerik Geliştirme Takım Lideri olarak Enocta’daki görevine devam etmektedir. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (İkinci Üniversite) Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümü 1. sınıf öğrencisidir.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer

Enocta Enocta