E-öğrenmede Yanlış Bilinenler

Bu yazının amacı, çalışanlarını e-öğrenme araçları ile desteklemek isteyen şirketlerin, öğrenme ürünlerini oluşturma aşamasında bir takım kritik noktalarda farkındalığını artırmak ve eğitim yatırımlarından azami verim almalarına katkıda bulunmaktır.
Yanlış: Hacim = Değer
Eğitim materyalinin değeri çoğu zaman ihtiyaçlara cevap verecek çözümler üretebilme kapasitesi yerine,  içeriğin miktarı ile değerlendirilme eğilimindedir. E-eğitime ihtiyaç duyan bazı firmalar, bir saatlik bir öğrenme programının ücretine odaklanmakla yetinirken; üretici firmalar da bazen ihtiyaç sahipleri ile aynı dilde konuşarak “Kapsamı daraltıp bir saatlik eğitimi şu kadar paraya ücretlendirdik.” diyebiliyorlar. Bunun sonucunda standartlara uygunluk sağlansa da, ister istemez kaliteden ödün verilebiliyor. Oysa projenin analiz ve tasarımına daha fazla zaman ayırarak eğitimin süresi yarıya indirilebilir. Bu aşamada kullanılacak ekstra bütçe, eğitim süresinin kısalması ile birlikte maliyeti artırmayacak ve eğitimin bedeli, el yordamı ile hazırlanan bir saatlik eğitim programının bedeline eşit olacaktır. Sonuç olarak, çalışanlar hem ihtiyaçlarına odaklanılarak hazırlanmış eğitimden daha fazla yararlanacak hem de eğitime daha az zaman harcayacaklardır.
Yanlış: Öğrenme şirketleri sadece içerik üretir
E-öğrenme şirketlerindeki ekipler, eğitim ya da öğretim tasarımcısı yerine, sadece içerik üreticisi ya da programcı olarak algılanmamalı, e-öğrenmeden yararlanacak hedef kitlenin performans problemini çözmek için e-öğrenmeyi nasıl kullanabiliriz sorusuna cevap verebilecek yetkinlikte oldukları unutulmamalıdır. E-öğrenmenin, çalışanların bilgi birikimine, iş yapış şekillerine ve davranışlarına olumlu bir katkısı olmuyorsa, içeriğin ne kadar şık olduğunun bir önemi olmaz.
Yanlış: Bütün içerik kullanılmalı
Bir ham içeriğin tamamının e-öğrenme materyaline dönüştürülmesinin istenmesi her zaman istenilen verimi sağlamayabilir. Bir e-eğitim ürününe verimlilik yaklaşımıyla bakılırsa; eğitimde en çok hangi konulara odaklanılması gerektiği, hangi kaynakların referans olarak verileceği ve hangilerinin eğitimde yer almayacağına doğru karar verilebilir.
Yanlış: E-öğrenme sınıf içi öğrenmenin yerini almalıdır
Sayıları az da olsa bazı kurumlar e-öğrenmeyi sınıf eğitimlerinin yerine elektronik kitapların kullanılması olarak algılıyor ve e-öğrenmenin sınıf ortamındaki öğrenme ile aynı etkiye sahip olmasını bekliyor. Aslında e-öğrenme, çalışanların performanslarını iyileştiren teknolojik bir müdahaledir. Yani bilgi yönetimi, performans destek sistemleri, intranetler, çalışma ortamları ve standart elektronik dersler bu kategoriye girer.
Yanlış: Teknoloji, standartlar ya da teoriler iyileştikçe e-öğrenme daha kolay hale gelecek
E-öğrenmelerin hedeflenen başarıya ulaşamayışında sadece teknolojinin yetersizliği, standartlar ya da öğrenme psikolojisinin anlaşılmamasının etkili olduğu düşünenler hala mevcut. Tabii ki teknoloji, standartlar ve araştırmalar çok değerli, ancak bir konuyu öğretirken öğrencilerin özellikleri, öğrenme şartları, öğretilecek şeyi ve daha birçok faktörü anlamak için zaman harcanması;  öğrenmenin başarıya ulaşması için ilk şart olarak ele alınmalı.
Yanlış: Eğitim hedeflerinin karşılanması = Başarılı eğitim
Bireysel hedeflerin konduğu, bunların sırayla öğretildiği ve sonunda test edildiği “eğitimi hedefler doğrultusunda tasarlamak” yöntemi konusuna hepimiz özen göstermekteyiz. Asıl mesele, sadece eğitim hedeflerinin karşılanması değil, aktarılan bilgilerin ne zaman ve nasıl uygulanacağı becerisinin de birlikte kazandırılmasıdır.  Örneğin, “Öğrenci, müşteri hizmetlerinin üç ana bileşenini sıralayabilir.” gibi hedefler önemli noktaların gözden kaçırılmasına sebep oluyor: Onların bu üç bileşeni bilmelerinin yararı nedir? Bu bilgiyi nerede kullanacaklar? Ölçülebilir eylemlere nasıl dönüştürecekler?
Yanlış: Her türlü e-eğitim üretilir!
Kurumların eğitim ihtiyaçlarının tek taraflı tahmin edilmesi olanaksızdır. Bunun yanı sıra, ilgili konuda kurumun kültürü, beklentileri ve çalışanların özellikleri paylaşılmadan eğitimin hazırlanması mümkün olamaz. Kurum içinden bir konu uzmanının desteği, istenilen hedeflere ulaşmak için gereklidir. Bu nedenle e-öğrenme projelerinin maddi ve manevi bir ortaklık olarak düşünülmesi doğru olur.
Yanlış: E-öğrenme kolaydır
Bazen e-öğrenme daha yalın ve sade bir öğrenme yöntemi olarak görünür ve bu nedenle bütçe ayrılır. Burada önemli olan karmaşık bir bilgiyi açık ve anlaşılır hale getirmektedir. Bu noktada da e-öğrenmenin, karmaşık bilgiyi netleştirerek anlaşılır hale getirmek için gerçekten çok güçlü bir araç olduğunun unutulmaması gerekir.
Yanlış: E-öğrenme: Tek seferlik hızlı bir çözüm
Eğitim sektöründen ve tabii ki e-öğrenmeden beklenen “Eğer bu eğitimi aldırırsak, sorun kökten çözülecek” klişesi yüksek bütçeli projeleri verimsiz kılan başlıca faktörlerden biridir.  Bu nedenle e-öğrenme uzun soluklu bir ilişki gibi algılanmalı ve eğitim departmanları ile e-öğrenme şirketleri arasında güven, sabır, empati ve paylaşım gerektiren bir ortaklık kurulması için çaba gösterilmelidir.

2012 yılında Bilkent Üniversitesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümünden mezun oldu. Hiç vakit kaybetmeden Enocta'da Öğretim Tasarım Uzmanı olarak işe başladı. Şu anda ODTÜ'de Eğitim Yönetimi ve Planlaması bölümünde yüksek lisans yapıyor. Organizasyoncu kişiliği ile etkinliklerin aranan ismi Tuğba, örgü örmeye bayılıyor.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer

Enocta Enocta