TIN CAN API

Tin Can API (Yeni Nesil Scorm) öğrenme içeriklerinin ve öğrenme sistemlerinin birbirleriyle konuşmasına izin veren e-öğrenme yazılımı özelliğidir. Tin Can’in Google’daki karşılığı bu şekilde. Peki e-öğrenme sistemlerinin konuşması ne demek? Konuşarak birbirlerine ne söylüyorlar? Konuşmasalar ne olur?
Bir e-öğrenme sürecinin değer yaratabilmesi için eğitim içeriğini tüketen kullanıcı ile ilgili bilgiler üretilmesi ve bu bilgilerin saklanabilmesi gerekiyor. Kullanıcı içeriği açmalı, bilgiler bir şekilde saklanabilmeli ve bu veriler raporlanabilmeli.

 

E-öğrenmenin ilk uygulanmaya başlandığı zamanlarda LMS ve içerik aynı üreticiden alındığında bu içerik ve LMS’in konuşması gerekli mekanikler tek bir kaynaktan belirlendiği için sorun olmuyordu. Ancak içerik başka üreticilerden alındığında hangi verilerin saklanacağı, verilerin hangi yöntemler ile gönderileceği gibi konularda zorluklar yaşanmaya başladı.

 

Havacılık Endüstrisi Bilgisayar Tabanlı Eğitim Komitesi (Aviation Industry Computer-Based Training Committee) tarafından 1988 yılında içerik ile LMS tarafından tanınacak bir standart geliştirilerek bu soruna çözüm bulunmuş ve bu standarta daha sonra AICC ismi verilmiştir. Bu şekilde içerik üreticileri ve LMS üreticileri bir kılavuz üzerinden hareket edebilmiştir.  AICC standardına uygun içerikler ile AICC standardına uygun LMS’ler konuşmaya başladılar. Böylece içerik ve LMS farklı tedarikçilerden alınabilmeye başlandı.

 

Zaman içerisinde bu standartlar geliştirildi ve yeni standartlar oluşturuldu. Bu standartlardan en  yaygını 2000 yılında duyurulan SCORM isminde bir standart oldu. 1.0 versiyonu Ocak 2000’de çıktı. Ocak 2001’de bir yıl içerisinde 1.2 versiyonu yayınlandı ve yaygınlaştı. Ocak 2004’te en çok bilinen versiyonu olan SCORM 2004 tanımlandı ve yaygınlaştı.

 

Standartlar, getirdiği çözümlerle beraber doğaları gereği bazı sorunların da oluşmasına neden oldu. Terminolojilerinin anlaşılmasının zor olması, teknik olarak yazılımlara uygulamasının zor olması gibi sorunlarla içerik üreticileri ve LMS üreticileri boğuştular. Özellikle içeriklere ait üretilen bilgilerin sınırlı olması ve içeriklere ait üretilen bilgilerin LMS’lerde kapalı olarak saklanması, gelişen sektörde bazı ihtiyaçlara cevap verememeye başladı. Ayrıca bu standartların tarayıcı tabanlı çalışması son yıllarda yaygınlaşan mobil cihazlarda çalışmaması sorunlarını oluşturdu.

 

2012 yılında tüm bu durumların çözümü olduğunu vaad eden Tin Can API hayatımıza girdi. Tin Can API ile kullanıcılar e-öğrenme faaliyetlerini farklı biçimlerde ifade edebiliyorlar. Kullanıcıların “I did this” temeline dayanan cümlecikler ile deneyimleri LRS (Learning Record Store) tarafından kaydedilebiliyor. LRS, kullanıcıların deneyimlerini merkezi olarak kaydeden bir depo olarak düşünülebilir. Bu depolar LMS’lerle iç içe olabildiği gibi LMS’lerden bağımsız olarak da kullanılabiliyor. Sadece online ve LMS üzerinden sunulan materyaller değil, tüm materyallerin takip edilebilir olması sağlanıyor. Bu sayede informal öğrenmeye daha uygun bir altyapı sunuyor. Oyunlara ve simülasyonlara yatkın olması da gelişen ihtiyaçları karşılamada iddialı konuma getiriyor. Tek bir platform ve teknolojiye bağlı olmadığı için de mobil cihazların e-öğrenmede kullanılmasına artık olanak sağlıyor.

 

Somut olarak bir örnek ile açıklamak gerekirse; Okay isimli bir kullanıcı Tin Can uyumlu bir web sayfasına girdiğinde bu web sayfası “Okay x sayfasında bulundu” benzeri bir cümleciği LRS’e gönderiyor. Bu LRS ise bu bilgiyi Okay’ın LMS’ine gönderiyor ve LMS tarafında bu bilgi raporlanabiliyor. Hiçbir LMS’e login olmadan öğrenme faaliyetleri saklanabiliyor.

 

scrum2004   scrum2004-2

 

Tin Can içerik üretmek için kullanılan authoring tool’ların yeni versiyonlarında destekleniyor. Moodle, Sakai gibi dünyaca çok bilinen açık kaynak kodlu LMS’lerde de desteği sağlanmış durumda. Destekleyen ürünlerin sayısı da günden güne artmaya devam ediyor.

 

Teorik Olarak Kulağa Hoş Gelse De Bu Model Her Eğitim Tipi İçin Uygun Olmayabilir.

 

Firmalar kendilerine özel eğitimlerinde gizlilik gibi önemli nedenlerden dolayı sundukları içerikleri kendi kurumsal ağları dışında olmalarını istemeyeceklerdir. Bir finans kurumunun yeni çıkaracağı bir ürün hakkında web ortamında bir yerde bilgi olmayacaktır. Ya da perakende sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın oryantasyon eğitimi ile ilgili web de kaynak bulmak biraz hayalci olacaktır.

 

Ayrıca kurumların eğitim faaliyetlerini yürüten birimlerinde kullanıcı raporları alındığında bir kişinin web ortamında bir video izlemesi ve diğer başka kimsenin o materyali tüketmemesi gibi zor anlamlandırılabilecek sonuçların ortaya çıkmasına neden olacaktır.

 

Bunların yanı sıra, kullanıcı verilerinin tek LMS dışında bir ortamda saklanabilmesi, teknik altyapıyı karmaşıklaştıracak, yönetilmesi gereken yeni bir araç anlamına gelecek ve bu da zaman ve maliyet olarak kurumlara yansıyabilecektir.

 

Tin Can’ in fayda sağlayabilmesi için kullanıcı motivasyonunun yüksek olması gerekiyor. Ekranları bitirmeden bir sonraki sayfaya geçilmesinin engellendiği eğitimlerin üretildiği düşünüldüğünde Türkiye’de eğitim tüketen kullanıcıların kendinden motive olmadığını görmek oldukça kolay.

 

Tüm bu nedenlerden dolayı dünyada Tin Can sınırlarının belirginleşmesi ve pratikte bu aracın neleri nasıl karşılayabildiğinin görülmesi, yaygınlaşması açısından en önemli kriterler olacaktır.

2002 yılında kariyerine Enocta’ da başlayan Okay Yıldırım, sırası ile Enocta’ da içerik geliştirme ve multimedia yazılım geliştirme konularında çalıştıktan sonra 2009 yılında Enocta içerik yazılım geliştime takım lideri olarak görev yapmaya başlamıştır. Enocta içerik üretim ve yönetim yazılımları ile içerik gösterimi için kullanılan içerik player yazılımlarını yönetmiş ve içerik üretim teknolojileri konusunda çalışmıştır. Halen içerik yazılım geliştirme takım lideri olarak görev yapmaktadır.

Leave a reply:

Site Footer

Enocta