Yetenekli Kişileri Kazanma ve Elde Tutmanın Yolları

Bir kurumu var eden istihdam ettiği çalışanlardır. Kendini işine adamış, yüksek motivasyonlu yetenekleri bünyesinde barındırmayan kurumların gelişerek büyüme ve sektörlerindeki rekabeti sürdürebilme şansları olmadığını hepimiz biliyoruz. Çalışanların ve geleceğin liderlerinin, potansiyellerinin tamamını ortaya çıkararak işlerine canla başla sarılmış olmaları, üretkenlikleri; bir kurumun geleceği için büyük değer taşır. Bu nedenle, bir kurumun başarısını belirleyen faktörler arasında kurum içi yetenek yönetiminin çok önemli bir payı vardır.

 

Özellikle yetenekli çalışanlarının tüm potansiyellerini ortaya çıkararak verimli çalışmalarını sağlamak isteyen şirketler için tasarlanmış önerileri aşağıda bulabilirsiniz:

 

Kurum olarak sektörünüzdeki en üstün yetenekleri cezbedin!

 

Sektörünüzde, çalışanlar tarafından “en çok tercih edilen şirket” olmayı amaçlıyorsanız; yeteneği, şirketinizi yönlendiren unsur olarak konumlandırmayı ciddi olarak düşünmeye başlamalısınız. İlk adım olarak işe alım sürecine çok sayıda kişiyi dahil etmekle başlayabilirsiniz – her birinin ikişer soru sorduğu 15 ya da daha fazla kişiden oluşan devasa görüşme ekibinden söz etmiyoruz. Çalışanların görüşünün de alındığı, resmi olmayan bir ortam yaratarak adayları katılacakları ekibin çalışma ortamına götürüp 15 dakikalık soru cevap oturumları düzenlenebilir. İşe alımın ardından eksiksiz bir oryantasyon programı hazırlayarak kurumunuza duydukları ilgiyi, derin bir saygı ve hayranlığa dönüştürmelisiniz. Burada amaç, yeni işe girenlerin sizinle çalışmakla doğru kararı verdiklerine dair inançlarını sürekli desteklemek ve onları görüşmeler esnasında söylenenlerin doğruluğuna ve verilen sözlerin tutulduğuna inandırmaktır.

 

Herkesin bir potansiyeli olduğuna inanın.

 

Her çalışanın bir potansiyeli olduğuna inanılan bir kurum kültürü oluşturun. Çalışanların daha fazlasına teşvik edildiği ve onlara inisiyatif kullanma şansı tanıyan kapsamlı bir yetenek geliştirme süreci, şirket içi öğrenme ve gelişim programları ile desteklenir. Kurumda beceri eksikliği olan alanlar saptandığında, doğru hazırlanmış eğitim programları ile yetenek havuzunuzu geliştirmek mümkündür.

 

 

Yeteneği paylaşın, başarıyı yayın.

 

Çalışanların büyük bir kısmı kendilerine değer verildiğini ve takdir edildiklerini işten ayrıldıkları gün fark ederler, ancak her iki taraf için de iş işten geçmiştir. Bu nedenle günümüzde, başarılar ve güçlü yönler yerine eksiklik ve zayıflıklara odaklanan anlayış artık değişmek zorunda. Bir kişinin mükemmel bir iş çıkardığı görüşü, bu kişiyle paylaşılmıyorsa neye yarar? Herkese bir değeri olduğu hissettirilmeli ve yeteneği örtmek yerine kurum çapında paylaşmak üzerine kurulu bir kültür benimsetilmeli. Aksi takdirde başarılı takımların fazla rekabetçi hale gelmesi sonucunda sorunlar doğar. Kimsenin sistemdeki boşluklardan kayıtsızlık çukuruna düşmemesi için, işletmedeki herkese periyodik performans değerlendirmeleri yapılması gereklidir.

 

İK’nın yönetim yükünü azaltarak sorumluluğunu artırın.

 

İK ekibi, her kurumda daha proaktif, daha dinamik ve merkezi bir rol alarak insan stratejilerine daha kapsamlı bir biçimde bakabilmelidir. Bu durum, öğrenme stratejisiyle bütünleşmeli ve büyük resimle bağlantılı olmalı. Maalesef pek çok şirkette bu durum gerçekleşmiyor. Halbuki yetenekleri çekmek ve geliştirmek, İK Stratejisinin odağına yerleştirilmeli ve diğer her şey bu noktadan yayılmalıdır. Oysa mevcut durumda, pek çok İK departmanı detaylar ve yönetim görevleri içinde sıkışmış durumda. İK ekibi, üzerindeki yönetim yükü azaltıldığında, şirketin bütünsel insan stratejisi dahilinde daha temel ve stratejik bir rol oynayabilir.

 

Öğrenen bir kurum yaratın.

 

Çalışanların değer ve saygı gördüğüne ve kurumunuz içinde bir gelecekleri olduğuna dair bir algı yaratabilmek için yapmanız gereken daha pek çok şey var. Örneğin, kişisel gelişim planları oluşturun ve bunları değerlendirme sistemleriyle entegre edin. Düzenli olarak performans geri bildirimi verin ve yeteneklerine göre onlara diğer bölümlerde geçici görevler teklif edin. Ayrıca çalışanlarınıza, daha stratejik projeler üzerinde çalışabilmeleri için rutin işlerinden zaman ayırma olanakları sağlayın. Bunların her biri “öğrenen kurum” kültürü yaratmanızda size yardımcı olacaktır.

 

Şirketler, son yıllara kadar hiç bu kadar çok sayıda zorlukla karşılaşmamışlardı. Artık tüm kurumların eski bakış açılarını ve yönetim sistemlerini tekrar gözden geçirme ve kendilerini yenileme fırsatları üzerine odaklanmaları gerekmekte. Bunu yapmayan işletmeler küçülerek tarihe karışma tehlikesi içindeler. Her sektörden tüm kurumlar, yukarıda paylaştığımız bu basit ipuçlarından faydalanarak üst düzeyde yetenekli, sadık ve üretken bir iş gücüne sahip olmanın sonuçlarından yararlanabilir. Bunlar, şirketinize üstün pozisyonunu ve rekabet gücünü sürdürme, ayrıca günümüzün durmadan değişen dünyasının gündelik sorunlarıyla baş etmede destek olacaktır.

 

Bulmacanın son parçası

 

İyi bir yetenek yöneticisinin rolü hiçbir zaman hafife alınamaz. Yukarıda paylaşılan ipuçlarının işe yaraması tamamen başarıda en büyük payın çalışanlarda olduğuna inanan ve buna göre davranan yöneticilerin varlığına bağlıdır. Kurumunuzdaki diğer yöneticilerle fırsatların nerelerde bulunabileceği ve bu tür becerilerin kurum çapında paylaşımı üzerine konuşun. İK ile işbirliği yaparak şirketinizi öğrenen bir kuruma dönüşme sürecine liderlik edecek olan, yetenek yöneticisidir. O olmadan çalışanlar yönlendirme ve esin kaynağı eksikliği yaşar. Bu nedenle doğru yöneticiyi seçmek, şirket başarısını destekleme yolunda atılacak önemli adımlardan biridir.

 

 

 

Bu yazı SkillSoft’un “How to KeepYour Talent on Top Form” başlıklı makalesinden derlenmiştir.

Tüm uzaktan eğitim ihtiyaçlarını tek bir çatı altında sunan 15 yıllı aşkın sektör deneyimiyle Türkiye'nin lider firmasıdır.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer

Enocta Enocta