Daha İyi Bir Dijital Öğrenme Deneyimi İçin 5 Öneri

Teknolojinin zaman içindeki gelişiminden etkilenmeyen bir alan düşünülemez zannediyorum. Bu gelişmeler bugünkü yaşam şeklimizin her unsurunu şekillendirdi, en temelde “barınma” ihtiyacımızı düşünün mesela, geçmişte ilkel koşullar ile şekillenen yapılar bugün, içerisinde birbiri ile iletişim kurabilen, uzaktan yönetilebilen evler halini aldı. Fonksiyonalitesinin yanı sıra tasarımı ile görsel zevkimize hitap ederken, bulunduğu ortama da uyum sağlar oldu. Gıda, giyim gibi “ihtiyaçlarımızın tedarikini” düşünelim bir de… Pazar alanları ya da küçük dükkanlara giderek yaptığımız alışverişler bugün yerimizden hiç kalkmadan mobil cihazlarımızdan ürünü görebildiğimiz, dilediğimiz şekilde özelliklerini seçebildiğimiz ve kapımıza kadar teslim edilir hale geldi. Bugünümüz bu gelişmelerden böyle etkilenmişken, gelecek planlarımızda bu etkileri göz ardı etmemiz olası değil.

“Öğrenme” kavramı da kuşkusuz bu değişimler ile şekillendi. Öğrenme deyince ilk olarak akla öğretmen, sınıf, kitap, defter, kalem gibi kavramlar geliyor olmalı. Bugün bu kavram listesinin oldukça zenginleştiğini görüyoruz. Bilgi artık sadece kâğıt üzerinde değil dijital ortamlarda da barındırılıyor, paylaşımı fiziki sınıfların yanı sıra dijital platformlar ile hayatımıza giren sanal sınıflarda da yapılabiliyor.

Kurumların çalışanlarına sunduğu öğrenme olanakları da bu gelişmeler ile şekillendi. Bu alanda yapılan araştırmalar ile “kişiselleştirilmiş öğrenmenin” öne çıktığını görüyoruz. Çalışanlar, kendilerine atanan zorunlu birkaç eğitim yerine, kendileri ile oluşturulan bir “gelişim planına” istinaden yine kendilerinin özgürce seçeceği “sınırsız içerik” ile ihtiyaç duydukları zamanda “işe yarayan öğrenme” koşullarının kendilerine sunulmasını bekliyor. Konu “motivasyon unsurları” bakış açısı ile ele alındığında önemlilik sırasında birinci olarak yer alan “yapılan işin kendisinden” hemen sonra ikinci sırada “öğrenme olanaklarını” görüyoruz. Çalışanların nezdinde öğrenme bu kadar önemliyken kurumların “uçtan uca dijital öğrenme çözümlerini“ süreçlerine dahil etmesi kaçınılmaz. Dünya Ekonomik Forumu’nun paylaştığı 2025’te öne çıkacak temel yetkinlikler listesinde “Aktif öğrenme ve öğrenme stratejileri geliştirme” yetkinliği, listenin en üst sıralarında yer alıyor. Yukarıda sayılan nedenlere ek olarak bu gerekliliğinde kurumlarca dikkate alınması beklenir.

Faaliyet gösterdiği alanda gelecekte de söz hakkı olmasını isteyen kurumların, küresel trend ve beklentilere bakılarak dijital öğrenme alanında;

  1. Çalışanların da sürece dahil edilerek kişiselleştirilmiş gelişim planı oluşturması,
  2. Bu gelişim planı çerçevesinde, özgürce seçim yapılabilecek sınırsız eğitim içeriğinin kullanıcı dostu bir öğrenme deneyimi platformunda sunulması,
  3. Öğrenme deneyimi platformunda sunulan asenkron bilgilerin sınıf, sanal sınıf ya da webinar oturumlarında konu uzmanı ile etkileşim olabilecek şekilde desteklenmesi,
  4. Çalışanların kurum içerisinde biriken uzmanlık ve deneyimlerini kendi aralarında paylaşabileceği dijital sosyal grupların oluşturulması,
  5. Pekiştirme araçları ile öğrenilen bilgilerin kalıcılığının sağlanması,

Olanaklarını sunması ve sürekli iyileştirme kapsamında bu süreçleri gözden geçirmesi beklenir.

Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanının ilk ve öncüsü olan Enocta, dijital öğrenme süreçlerinizi bugün “en iyi” yarın “daha iyi” bir noktada konumlandırmak için tüm bu olanakları sağlayan değer önerisi ile her zaman yanınızda.

Enocta’nın siz değerli müşterilerimiz için oluşturduğu yıl sonu fırsatını incelemek için lütfen tıklayınız.

Serdal Bezaroğlu

Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi – Enocta

İletişimde kalın, yenilikleri kaçırmayın!

Enocta ürün ve hizmetleri hakkında yenilikleri kaçırmamak ve blog yazılarımızı takip etmek için hemen kayıt olmanız yeterli.